Türkiye Cumhuriyeti

Vaşington Büyükelçiliği

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün Bir Soruya Cevabı , 16.02.2010

Adıyaman’da 16 yaşındaki bir kızın ahiren diri diri gömülerek öldürülmesi suretiyle işlendiği belirtilen bir “töre cinayeti” vakası ile ilgili olarak Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Portekizli parlamenter Jose Mendes Bota tarafından 10 Şubat 2010 tarihinde yapılan açıklama insani bir trajediye ve menfur bir cinayete karşı duyulan tepkiyi ortaya koymuştur. Esasen, Türk Halkı ve Hükümeti de söz konusu cinayet haberini benzer duygularla karşılamıştır.

Söz konusu cinayet halen soruşturma aşamasında olup, cinayeti işlemekle suçlanmakta olan aile mensubu iki kişi tutuklanmıştır. Cinayetin mümkün olan en kısa sürede aydınlatılacağından ve suçlunun veya suçluların adalet önüne çıkarılarak hak ettikleri cezayı alacaklarından kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Töre veya namus cinayetleri olarak adlandırılan suçları insan haklarının vahim ihlallerinden biri olarak gören ülkemiz, ulusal mevzuatta yapılan düzenlemelerin yanı sıra uluslararası alanda da etkin çaba sarf etmektedir. Bu bağlamda 2004 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Üçüncü Komitesine tarafımızdan İngiltere’yle birlikte bir karar tasarısı sunulmuştur.

Günümüz ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan yeni Türk Ceza Kanunu, 26.9.2004 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiştir. Reform niteliğinde düzenlemeler içeren ve 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Kanun cinsiyet eşitliği ve kadına karşı şiddet konusunda çağdaş düzenlemelere yer vermektedir. Kanunda, namus cinayetlerinin önlenmesine yönelik olarak getirilen başlıca yeni düzenlemeler şunlardır:
 
• Kasten öldürme suçunun, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli hallerinin düzenlendiği maddeye “Töre saikiyle” ifadesi eklenerek töre cinayetleri faillerinin en yüksek ceza ile cezalandırılması kabul edilmiştir.

• Namus gerekçesiyle cinayet işleyen aile bireyleri ve akrabaların tahrik indiriminden haksız şekilde yararlanmalarının önüne geçilmiştir.

2005 yılında Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan Meclis Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporu takiben 4 Temmuz 2006 tarihinde yayımlanan “Çocuk ve Kadına Yönelik Şiddet Hareketleri ile Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi için Alınacak Tedbirler” konulu 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile kadına yönelik şiddet ve töre/namus cinayetleri konusunda koordinatör kurum olarak Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü belirlenmiştir.